Beslenme

Bipolar bozukluk ve kilolu olma arasında bir ilişki olduğu düşünülmektedir, bu nedenle bipolar bozukluğunuz bulunduğunda önemli bir nokta da yediklerinize dikkat etmek. Bipolar bozukluğu olanlar, bu bozukluğu olmayanlara göre obezite, diyabet ve kalp rahatsızlıkları konusunda daha fazla risk altındadır. Ayrıca kullandığınız ilaçlar da sizde fazla kilo yapma gibi bir yan etkiye sahip olabilir.

Bipolar bozukluğunuz varsa aynı zamanda metabolik sendrom için de ciddi bir riskiniz bulunmaktadır. Kalp rahatsızlığı ile ilişkili bulunan metabolik sendrom, bozulmuş glukoz toleransı veya insülin direnci, yüksek kan basıncı, bel bölgesini çevreleyen obezite, düşük HDL kolesterol (düşük iyi kolesterol) ve yükselmiş trigliserid olmak üzere bazı belirtiler gösterir. Bunun yanında sağlıklı bir beslenme ve fiziksel aktivite ile metabolik sendrom, kalp rahatsızlığı ve diyabet riskinizi düşürebilirsiniz. Aile doktorunuz vücut kitle endeksi, obezite, kalp, diyabet, yüksek kan basıncı konularında aile geçmişiniz, kan basıncınız, açlık glukoz seviyeniz, lipid profiliniz ve PRL ölçümleri ile risk durumunuzu değerlendirebilir.

Depresyonda olduğunuzda yaşamınızın aktifliği düşer ve beslenmeye önem vermemeye başlayabilirsiniz. Hiç enerjiniz yokmuş gibi hissedersiniz ve bu sağlıklı bir beslenmeyi devam ettirmenizde sizi zorlayabilir. Yüksek kalorili, şeker, tuz ve yağ oranı fazla yiyecekler, yerken sizi iyi hissettirebilirken, daha sonrasında daha az enerji harcamanıza neden olur ve bu yiyecekler aynı zamanda kalp rahatsızlığı geliştirmenize neden olabilir.

Mani dönemlerinde ise stres ve öfke nedeniyle stres hormonları artar ve yüksek kan basıncı ve hızlı kalp atışı yaşarsınız. Aynı zamanda mani döneminde aşırı yemek yeme gibi bazı davranışlar gösterebilirsiniz. Bu da yüksek kan şekeri ve kolesterol seviyesine neden olabilir. Aşırı yeme davranışının araştırmalara göre bipolar II bozuklukla da ilişkisi bulunmaktadır. Aşırı yemek yeme davranışı gösteren insanlar, depresif semptomlar ve stresten kurtulma amacıyla fazla miktarda yiyecek tüketme isteği duyarlar. Bu da fazla kilo almanıza neden olur. Bunun yarattığı stres de daha fazla yemenize ve böylece bir kısır döngüye neden olacaktır.

Peki sağlıklı bir beslenme için neye dikkat etmeniz lazım? Konu, beslenme ve diyet olunca çok fazla kafa karıştırıcı bilgi ortada dolaşabilir. Bu nedenle bu bilgilerin bilimsel olup olmadığına, kanıta dayanıp dayanmadığına dikkat etmeniz yararlı olur. Her işin bir uzmanı olduğu gibi bu konuda da diyetisyenlerin söylediklerine dikkat edebilirsiniz. Beslenmenizde sebze ve meyve, düşük yağ oranlı süt ürünleri ve tam buğday ürünlerini ekleyerek daha sağlıklı bir beslenme şekli oluşturabilirsiniz. Her besin gıdasından yemek yemek ve acıktığınızda patates cipsi, gofret gibi yiyecekler yerine sağlıklı yiyeceklere ulaşabilmeniz, sağlıklı bir beslenme stilinizin olduğunun göstergesidir.

Yemek seçeneklerimiz, mantıklı olarak kalori sayımı ile değil; küçüklük alışkanlıklarımız, ailemiz, kültürümüz, yaşam tarzımız gibi durumlarla belirlendiğinden yemek seçeneklerinizi siz de değiştirebilirsiniz. Hep belirli saatlerde yemek yiyip, MUTLAKA kahvaltı ederek, açken yemek yiyip, karnınızı tamamen doldurmadan masadan kalkarak, depresifken ya da sıkılmışken hızlı hızlı yemeyerek ve farkındalıkla yemek yiyerek, televizyon karşısında yemek yemek yerine dikkatinizi yemeğe vererek masada yemek yiyerek, yemekler arası sağlıklı küçük atıştırmalar yaparak, her besin grubundan yemeye çalışarak, trans yağlardan uzak durarak, tam buğdaylı karbonhidratları tercih ederek, işlenmiş ürünlerin besin değerleri tablosuna dikkat ederek sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinebilirsiniz. Gözünüze çok şey varmış gibi görünebilir; fakat bunları alışkanlık haline getirirseniz hem uğraşmamış olursunuz hem de sağlığınızı korumuş olursunuz.