Bipolar Bozukluk Nasıl Oluşur?

Bipolar bozukluk tanısı alan herkesin aklına şu sorular kesin gelir: “Bu bozukluk bende nasıl çıktı?” , “Depresyon ve mani dönemlerini ne tetikledi?” , “Beynimde bir sorun mu var?”

Bu yazıda bipolar bozukluğun neden ortaya çıktığı ile ilgili bilgileri bulacaksınız. Hazırsanız başlayalım.

Klinisyenler, bipolar bozukluğu sadece bir “beyin hastalığı” ya da yalnızca “psikolojik bir problem” olarak düşünmezler. Bipolar bozukluk, yakınlarınızdan size transfer olan bir genetik yatkınlığın, dopamin gibi nörotransmitterlerin beyinde anormal işlevleri gibi biyolojik maddelerin, hayatınızı kontrol edebilme yeteneğinize olan sarsılmaz inancınız ya da ilişkileriniz hakkındaki inançlarınız gibi psikolojik durumların ve yaşamınıza pozitif ya da negatif olarak ani değişimler yaratan stres faktörlerinin etkileşimi ile açıklanır.

Yani biyolojik yatkınlığınız ile doğarsınız ve böyle olunca bipolar bozukluğu olmayan insanlardan daha farklı olarak sinir hücreleriniz arasındaki boşluklardan iletilen sinyaller sizde daha güçlüdür. Bu nedenle beyniniz dopamin, serotonin, norepinefrin ve GABA gibi bazı maddelerin daha fazla ya da az üretilmesini sağlıyor olabilir. Bu da beyninizde değişikliklere yol açabilir. Bu bilgiler gözünüzü korkutmasın, gündelik hayata etkileri çok küçüktür. Fakat bir mani ya da depresyon dönemi geçirme olasılığınızı arttırırlar. Hayatınızda stres faktörleri çoğaldığı zaman, bir mani ya da depresyon dönemine yakalanma olasılığınız çoğalır ve mani ya da depresyonun bazı belirtilerini görmeye bile başlayabilirsiniz.

Genetik altyapıdan biraz söz edecek olursak, duygudurum bozukluklarının yani bipolar bozukluklar, depresyon ve distiminin genetik bir altyapısının olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Aile çalışmalarında kendisinde bipolar bozukluk olanların ailelerinde yakından ya da uzaktan başka bir bireyin de bipolar bozukluk, depresyon, distimi, şizofreni, alkol veya madde bağımlılığı öyküsü olduğu bildirilmiştir. Bipolar bozukluğu bulunanların birinci derece aile yakınlarında da bir duygudurum bozukluğu (depresyon, distimi, bipolar bozukluklar) bulunma oranı %25, bipolar I ya da bipolar II bozukluk bulunma oranı %9, depresyon oranı ise %14’tür. Tabii ki bu oranlar ortalama; bazılarında daha fazla, bazılarında daha az olabilir. Tek yumurta ikizlerinde bir kardeşte bipolar bozukluk olduğunda diğer kardeşte bipolar bozukluk bulunma oranı %48’dir (Eğer bipolar bozukluk tamamen genetik faktörlerden dolayı olsaydı bu oran, %100 olurdu. Çünkü tek yumurta ikizleri %100 aynı genleri taşımaktadır).

Genetik yatkınlıkla birlikte bipolar bozukluğu olan kişilerin vücutlarında kimyasal bir düzensizlik olduğu düşünülmektedir. Fakat bu düzensizlik, herhangi bir alkol/madde kullanımı ya da çevresel bir stres faktörü olmadan uykuda bekler vaziyettedir. Stres faktörü olduğunda ya da alkol veya madde kullanımında bu kimyasal düzensizlik, bir mani veya depresyon dönemine yol açabilir. Bunu daha iyi hipertansiyon örneği ile açıklayabiliriz. Yüksek tansiyonu olan bireyler, her zaman yüksek kan basıncına yatkın bir yapıya sahiptir. Herhangi bir stres faktörü olduğunda kan basıncı artar; ama düzenli beslenip stres faktörlerinden uzak dursalar bile yüksek tansiyona bir yatkınlıkları hala bulunmaktadır. Aynı şekilde herhangi bir mani veya depresyon döneminde olmadığınız zaman bile kimyasal düzensizlik bulunmaktadır ve bu nedenle iyi halinizde bile ilaç kullanıp bu yatkınlığın bir mani ve depresyon dönemi oluşturmasını engellemek gerekmektedir.

Vücudunuzdaki kimyasal düzensizlik, herhangi bir stres faktörü, alkol veya madde kullanımı, antidepresanlar gibi durumlarda devreye girer ve bir mani veya depresyon dönemi yaşamanıza neden olur.

2009 yılında yapılan bir çalışma, bipolar bozukluğu bulunanların sinaptik ve hücresel plastisite bozukluğu yaşadıklarını ortaya çıkarmıştır. Bu da stres anında böbreküstü bezlerinde yoğun düzeyde hormon salınımına ve duygusal durumlar, uyku ve uyanıklık gibi bölümleri yöneten limbik sistemde bozukluğa neden olmaktadır.

Yaşamınızda çevresel faktörler olarak çatışmalı evlilik, ebeveynlerle kavgalar, travmalar ve yoğun bir iş de bipolar bozukluğa neden olabilen durumlardır. Sadece bunların bulunması ya da sadece çocukluk travması, kişide bipolar bozukluk oluşturmaz; genetik bir yatkınlık ve kimyasal düzensizlikten de bahsetmiştik. Fakat bu genetik yatkınlık ve kimyasal düzensizliğin üzerine böyle stres faktörlerinin olması kişide bipolar bozukluğun ortaya çıkmasına neden olabilir. Bipolar bozukluk söz konusu olduğunda klinisyenler, davranışsal aktivasyon ve davranışsal engelleme yaratan yaşam faktörlerinden söz ederler. Davranışsal aktivasyon, yüksek meblağda para kazanma, işte yükselme gibi pozitif olaylar nedeniyle beynin ödül sistemini (prefrontal korteksi) devreye sokan ve kişiyi maniye doğru götüren sisteme verilen addır. Davranışsal engelleme ise yakın birinin ölümü gibi negatif olaylarda beynin olayı ceza olarak algılayıp diğer insanlarla da görüşmeyi kısıtlayan bir depresyon dönemine yol açan sistemine denir. Bipolar bozukluğu olanların ödül-ceza durumlarına yatkın, amaca yönelik etkinliklerde bulunduğu bilinmektedir.

Uyku ve uyanıklık düzeniniz de bipolar bozukluğun oluşumuna neden olan bir durumdur. İlk mani ya da depresyon döneminizi düşündüğünüzde siz de buna katılabilirsiniz. Bipolar bozukluğu olanların uykuda herhangi küçük bir değişikliğe bile büyük bir duyarlılığı olduğu bilinmektedir. Vücudumuzun biyolojik bir saati olduğu düşünülmektedir. Buna göre vücudumuz belirli zamanlarda uykuya dalar, belirli zamanlarda acıkır ve belirli zamanlarda bazı hormonları aktive eder (uyurken melatonin hormonu salınımı gibi). Bipolar bozukluğu olanların belirli bir aktivite planı olması, belirli saatlerde uyuyup belirli saatlerde yemek yemesi vücudun bu biyolojik saatinin düzenli olmasını sağlar. Bu düzeni bozmak ise sizi mani veya depresyon dönemine yatkın kılar. Bu nedenle uyku-uyanıklık zamanları bipolar bozukluğu olan kişilerin dikkat etmesi gereken bir durumdur.

Gördüğünüz gibi bipolar bozukluk için ya da herhangi bir ruhsal bozukluk için nedeni biyolojiktir veya nedeni psikolojiktir demek oldukça zor. Daha çok birbirini etkileyen sistemler olarak bakmakta fayda var. Genetik, kimyasal, psikolojik ve biyolojik faktörler etkileşerek bipolar bozukluğa neden olmaktadır.