Depresyon

Bipolar bozukluğu bulunan kişiler, mani döneminin yüksek hallerini yaşadıkları gibi depresyonun düşük belirtilerini de yaşarlar. Bipolarda yaşanan depresyonun adı klinisyenler tarafından bipolar depresyonu olarak adlandırılmakla birlikte, maninin yükseklerini yaşamayan kişilerde de majör depresyon olarak adlandırılır.

Bir kişinin depresyon yaşayıp yaşamadığı aşağıdaki belirtilerden 5 tanesinin 2 hafta boyunca deneyimlenmesi ile belirlenir. 5 belirtinin aynı anda olması gereklidir; çünkü bu belirtilerin bazıları, herkesin zaman zaman gündelik hayatında yaşadığı durumlardır. 2 hafta boyunca sürmesi gerekmektedir; çünkü bu durumun geçici bir stres faktörü nedeniyle, hormonal bir durumdan dolayı, kısa medikal bir rahatsızlık nedeniyle olup olmadığının belirlenmesini sağlar. Aşağıda depresyonun belirtileri açıklamaları ile incelenmiştir.

Çökkün duygudurum, neredeyse her gün, günün büyük bir bölümünde bulunur ve bu durumu ya kişinin kendisi bildirir (örneğin üzüntülüdür, kendini boşlukta hisseder ya da umutsuzdur ya da bu durum başkalarınca gözlenir)

Depresyonda iken insanlar, sanki bir şeyin yasını tutuyormuş gibi üzgün ve ağlamaklı hissedebilirler. Bazıları duyguları yokmuş gibi bir boşluk ve yalnızlık hissedebilir. Bazen de bu durum asabiyet, kızgınlık ve kaygı ile birlikte olabilir. Depresyonun ciddi evresinde, iyi şeyler olsa bile kişinin mutsuzluğu geçmez. Bazen de iyi şeyler olduğunda kişinin depresyonunda bir düzelme görülebilir. İyi şeyler geçtiğinde ise kişinin, depresif duygudurumu geri gelir.

Bütün veya çoğu etkinlikliğe karşı ilgide belirgin azalma ya da bunlardan zevk almama durumu, neredeyse her gün, günün büyük bölümünde bulunur

Depresyonda olan kişi, gündelik hayatta yaptığı aktiviteleri yapmamaya başlar, hem yapacak enerjisi yoktur hem de bu etkinliklerden geri çekilme davranışı gösterir. Burada etkinlikten kasıt sadece partilere gitme, tatilden uzak durma değil; gündelik hayatta yapılan işlerden uzaklaşmadır. Yemek yemeden, televizyon izlemekten, dışarı çıkmaktan kaçınma, arkadaşlarla görüşmek istememe gibi durumlardır.

Kilo vermeye çalışmıyorken (diyet yapmıyorken) çok kilo verme ya da kilo alma ya da neredeyse her gün, yeme isteğinde azalma ya da artma

İnsanlar depresyonda olduğunda yemek ile ilgilerini kesebilirler. Açlık hissetmeyebilirler ve yemek yemekten normalde aldıkları keyfi almazlar. Daha az yeme ya da yememe, sonunda kilo kaybına neden olur. Bazı insanlar ise depresyonda iken aç hissetmedikleri zaman bile yemek yeme ihtiyacı hissederler. Bu da kilo alımına neden olmaktadır.

Neredeyse her gün, uykusuzluk çekme ya da aşırı uyuma

Uyku kaybı, manide görüldüğü gibi depresyonda da görülebilir. Tek fark, manide az uyku ile kişiler, dinç hissederken, depresyonda her zaman yorgun hissederler. Depresyonda uyuyamamanın çeşitleri vardır: kişi, uykuya dalmakta zorluk çekebilir; gecenin yarısında uyanıp tekrar uyuyamayabilir; normalde uyandığı saatten daha erken uyanıp tekrar uyumakta zorlanabilir. Bazı kişiler ise uykusunu alsa bile daha fazla uyumaya devam eder, yataktan kalkmak istemez. Gün boyu kendilerini uykulu ve yorgun hissederler. Bu durumda da aşırı uyuma söz konusudur.

Neredeyse her gün, ajitasyon ya da yavaşlama

Psikomotor ajitasyon, huzursuzluk, uzun bir zaman boyunca yerinde duramama anlamına gelir. Depresyonda kişiler, kendilerini kalkıp işte ve evde bir yerden diğerine doğru yürürken, volta atarken bulabilirler. Oturup bir filmi sonuna kadar izlemekte sıkıntı çekebilirler. Hareket etmediklerinde asabi, huzursuz ve konsantrasyonunu kaybetmiş bir şekilde hissedebilirler.

Neredeyse her gün, bitkinlik ya da içsel gücün kalmaması (enerji düşüklüğü)

İnsanlar depresyona girdiklerinde enerji yoksunluğu, ilk gözlemledikleri belirtidir. Normalde yaptıkları işlerde daha çabuk yorulurlar ve hiç enerjileri yokmuş gibi hissederler. Kişiler, uykusunu aldığında bile yorgun hissederler; ama uykusuzluk da varsa tüm enerjilerini kaybetmiş halde olurlar. Gündelik işlerini enerji kaybından dolayı yapamaz hale gelirler.

Neredeyse her gün, değersizlik ya da aşırı ya da uygunsuz suçluluk duyguları (sanrısal olabilir)

Bu belirtiye sahip insanlar, kendilerini değersiz, sevilmeyen biriymiş gibi hissederler. En küçük hatalarından dolayı kendilerini suçlayabilir ve başkalarının davranışlarını, sevilmedikleri inancına yorabilirler. Başkalarının cesaretlendirmesi onlarda değişime neden olmayabilir.

Neredeyse her gün, düşünmekte ya da odaklanmakta güçlük çekme ya da kararsızlık yaşama

Konsantrasyon güçlüğü ve kararsızlık yaşayanlar, kitap okumayı ya da bir filmi sonuna kadar seyretmeyi zor bulurlar. Kişi, film izlerken ya da kitap okurken dikkat başka tarafa kayar ve kişi, okuduğundan ya da seyrettiğinden hiçbir şey anlamamış olarak bulur kendini.

Kişi depresif olduğunda, büyük kararları vermekte oldukça zorluk yaşar. Ne giyeceği, ne yiyeceği gibi küçük kararlar bile kişiye zor gelebilir. Depresyonda iken kişi, buzdolabına uzun süre bakıp ne yiyeceğini ya da dolaba bakıp ne giyeceğini düşünürken bulabilir kendini.

Yineleyici ölüm düşünceleri (yalnızca ölüm korkusu değil), özel eylem tasarlamaksızın yineleyici kendini öldürme (intihar) düşünceleri ya da kendini öldürme girişimi ya da kendini öldürmek üzere bir eylem tasarlama

Depresyon, ciddi bir hal aldığında ve kişi daha iyi bir yol düşünemediği zaman, ölüm düşünceleri aklına gelebilir. Depresyondaki kişi, duygusal anlamda acı çekiyordur ve bu acıyı durdurmanın tek yolunu ölüm olarak düşünebilir. Bazı durumlarda bu düşünceler, planlamaya kadar gider. Bu gibi durumlarda düşüncesi bile olsa bir ruh sağlığı uzmanı ile görüşmekte fayda vardır.

Bazı tıbbi rahatsızlıklar veya kullandığınız ilaç ve maddeler de depresyona neden olabilir. Parkinson hastalığı, felçler, vitamin eksiklikleri, hipotiroid, endokrinal enfeksiyonlar, hepatit, kanser gibi tıbbi rahatsızlıklar; alkol, amfetaminler, kokain, hallusinojenler, inhalanlar gibi maddeler ve oral kontraseptifler, anabolik steroidler, antikanser ajanları, kardiyak ilaçları gibi ilaçlar, depresyona neden olabilirler.