Lityum

Lityum’un ruh sağlığında kullanımı oldukça eskilere dayanmaktadır. Antik Yunan’da M.Ö. 200 yılında Galen’in ruh sağlığı bozuk olduğunu düşündüğü kişileri lityum içeren duşlara soktuğu bilinmektedir. 1960’lı yıllarda ise Avustralyalı doktor John Cade tarafından bulunmuştur. 1970’lerden beri de bipolar bozuklukta en yaygın kullanılan ilaç haline gelmiştir.

Lityumun 300 mg’lık kapsülleri ve 450 mg’lık ithal barsakta çözünen uzun etkili tabletleri vardır. Günlük doz 600-1800 mg arasındadır. Lityumun koruyuculuğu kan testinde litre başına 0.8 ve 1.2 miligram arasında olmasına bağlıdır. Çocuklar ve yaşlılarda bu sınır, daha düşük olabilir.

Lityum kullanımına yeni başladıysanız ilk başta her hafta olmak üzere, daha sonra her ay ve en son yaklaşık 3 ayda bir olmak üzere kan testleriniz istenir. Bunun nedeni, lityumun yukarıda bahsettiğimiz tedavi edici etki sınırına gelip gelmediğidir. Bir yandan da lityumun fazlası vücudunuzda zehir etkisi yapar. Lityum zehirlenmesinde kişi, denge ve koordinasyon sorunu, ağır ishal, karın ağrısı, bulanık görme, kötü telaffuz, karın ağrısı ve kusma, el titremesi gibi problemler yaşayabilir. Bu zehirlenme durumu, oldukça ciddi olduğu için bu etkileri bilmenizde fayda vardır. Böyle bir durumda hemen doktorunuz ile iletişime geçmelisiniz.

Lityum kullanırken kan testi gereksinimi olacağından eğer kan verme ile ilgili bir sıkıntınız varsa, bunu ilk olarak doktorunuza belirtmenizde fayda var. Böylece doktorunuz sizin için başka bir duygudurum dengeleyici düşünebilir. Yine de böyle bir sorununuz yoksa ve size lityum önerildiyse büyük ihtimalle en iyi sonucu lityum kullanarak alacağınız için önerilmiştir.

Lityum aldığınızda hemen etki etmesini beklemeyin. Büyük ihtimalle bir hafta ya da birkaç hafta sonra manik veya depresif semptomlarınızda etki gösterecektir.

Lityum mani yinelemesinde etkili, depresyonun yinelemesinde placebo’dan (ilaç niyetine deneklere verilen etkisiz hap) çok az daha fazla etkili olduğu bulunmuştur. Depresyondaki etkisinin dışında lityum, bipolar bozuklukta intihar riskini düşüren tek ilaç olarak da bilinmektedir. Eğer hızlı döngülü, asabiyetin hakim olduğu mani dönemli, alkol ya da madde kötüye kullanımı eştanılı ya da beyin yaralanmasından veya nörolojik bir hastalıktan kaynaklı bipolar bozukluğunuz varsa lityum tedavisine daha düşük yanıt alma ihtimaliniz vardır.

Yan Etkiler: Susuzluk, ağız kuruluğu, ağızda metalik bir tadın olması, sık idrara çıkma, yorgunluk, ishal, kilo alımı, deri problemleri, karın ağrısı, hafıza ile ilgili problemler, zihinsel yavaşlık. Bunların yanında lityum kullanımı, tiroid yetmezliğine de neden olabilmekte ve böbrek işlevleri de etkilenebilmektedir. Bu kadar yan etki gözünüzü korkutmasın, görülme sıklıkları azdır ve doktorunuz genelde lityumu az miktardan başlatıp yavaş yavaş arttırarak yan etki oluşumunu en aza indirmeye çalışacaktır. Bunun yanında sık idrara çıkmayı, doktorunuza günde bir defa lityum alma imkanını sorarak, susuzluk ve ağız kuruluğunu, yeterli miktar su içerek, karın ağrısını yemekten sonra lityum hapınızı alarak, tiroid için farklı ilaçlar kullanarak azaltabilirsiniz. Lityum kullananlarda mutlaka en az yılda bir kez kanda kreatinin değerlerine bakılarak böbrek işlevselliği kontrol edilir.