Psikoz

Kısa psikotik bozukluk ya da kısaca psikoz, sanrılar ve hezeyanlar, halüsinasyonlar, düzensiz, dağınık konuşma ve düzensiz davranışlarla tanımlanan bir durumdur. Her bipolar bozukluğu olan psikoz yaşamaz, her psikoz yaşayan da bipolar bozukluk tanısı almaz. Açıkçası psikoz, bir insan delüzyon (sanrılar) ve halusinasyon yaşadığında kullanılan bir terimdir. Delüzyon, sabit, yanlış inançlar için kullanılır ve bu inançlar, varsayım ve önsezilerden daha ciddidir. Mesela kişinin kendisini Atatürk’ün kardeşi zannetmesi bir delüzyondur. Halüsinasyon ise gerçek olmayan duyusal deneyimlere denir. Bu duyusal deneyimler, ses duyma, gerçekdışı görüntüler, gerçekdışı tat, dokunma duygusu olabilir.

Psikoz, bir mani veya depresyon döneminde ortaya çıkabilir. Araştırmalara göre hastaneye yatacak seviyede olan her bipolar bozukluk yaşayan 3 kişiden biri bir mani veya depresyon döneminde psikoz yaşar. Eğer bu psikoz, mani/depresyon döneminden sonra da devam ediyorsa bipolar bozukluktan çok şizoaffektif bozukluk, bipolar alttipinden söz edilebilir. Çünkü, daha çok bazen aylar veya yıllar sürebilen delüzyon ve halüsinasyonlarla belirlenen şizofreni ile bağlantılı bir durumdur.

Kişi, halüsinasyon ya da delüzyon yasıyorsa psikozdan söz edilir. Yalnız psikoz yaşıyorsanız ciddi derecede hastasınız gibi bir durum söz konusu değildir ve psikoz, tedavi edilebilir. Gelecekte çok kötü olacaksınız anlamına gelmez. Psikoz tedavisi, genel olarak nöroleptik veya antipsikotik ilaçlarla tedavi edilir. Ayrıca psikoz için bilişsel-davranışçı terapi, şizofreni veya şizoaffektif bozuklukta ilaçlarla birlikte hayatınızı çok daha kolaylaştıracak ve tekrarlamayı engelleyecek bir tedavi sunar.